TEPEKÖY
(AĞRİDYA'NIN ) ETKİNLİKLERİ
Tepeköy'ün ve de Gökçeada'nın en büyük etkinliği, 15 Ağustos
MERYEM ANA’nın bayramıdır. Hıristiyan inanışına göre, bir insan öldüğü zaman
Allah katında gerçek hayata kavuştuğu için, ölüm günü bayram günü olması
gerekir. Buna istinaden bütün Azizlerin ölüm günleri bayram günü olarak
kutlanır. Bu bayrama katılmak ve Meryem anaya dua edebilmek için, İmrozlu
dünyanın neresinde olursa olsun, o gün adaya gelmeğe çalışır. Ayın 14'ünde büyük
baş kurbanlar kesilir. Ve etleri kilisenin avlusunda kurulan kazanlarda bütün
gece pişirilir. Kemik suyunda keşkek yapılır. 15'inin sabahı, kilisedeki ayinden
sonra, metropolit
tarafından,
pişirilen etler takdis edilir ve herkese parasız olarak dağıtılır. Ayinden sonra
herkes köyün mezarlığına gider. Her bir mezarın sahibi, mezar başında bekler.
Bir tepside türlü türlü tatlılar vardır, geçen herkes bu tatlılardan alır. Bu
şekilde yaşayanlar bu bayram gününde göçmüş olanları unutmadıklarını, içlerinde
gömdüklerini göstermiş olurlar. O gün bir başka gündür Tepeköy için. Bir yeniden
diriliştir. Mezarlıktan sonra herkes evine gider. Tabii misafiri hiç eksik etmez
o gün. O gün kurulan sofra çok özeldir. Her evden, her avludan kahkahalar,
hüzünlü ve nostaljik şarkılar, eski güzel günlerin anısına bardak kaldırışlar.
Biliyorlar ki, bu günler bir daha geri gelmeyeceğini, artık bir ütopya olduğunu.
Ve öğlenden sonra eğlence başlıyor. Gerçi gençler bir gece evvel başlatmıştır
bile. Köyün meydanı, sokakları tıklım tıklım.
Köy
kurulan hoparlörlerden çalınan şarkılarla inliyor. Meydanda kurulan masalarda
içkiler yemekler, şarkılar birbirlerine latifeli sataşmalar. Amma!! o eğlencede,
ne silah patlar ne de kavga olur. Yalnız eğlence ve dans vardır. O yapılan
eğlencede köyün bütün gençleri canla başla çalışır ve elde edilen kar, köyün
yararına kullanılır. Ayın 16'sı bir başka etkinlikte, Marmaros mevkiinde Meryem
Ananın bir manastırı vardır. Eskiden o manastırda iki tane keşiş de varmış. O
manastırda küçük baş hayvanlar kurban kesilir. O manastır denizden 1,5 km.
Uzaklıkta bir dağın yamacın dadır. Ayazmasının mucizevi bir etkisi bulunmakta.
Manastır, rivayete göre, bir mucize neticesinde kurulmuştur.
YAMALI MERYEM ANA Manastırın ismi, tarihi Bizans'ın ilk yıllarına kadar uzanır.