MİTOLOJİDE GÖKÇEADA (İMBROS)
Sarışın mavi
gözlü, yaman bir delikanlıdır EGE. İlk ismi Arhipelagustur. Arhipelagus
çapkınlığı ile meşhur tanrılar arasında ismi anılır. 3,000 tane gayri meşru
çocuğunu adalar, adacıklar haline getirerek vücudunun her bir tarafına ben
şeklinde serpmiştir. Fakat sonunda bütün çapkınlar gibi Arhipelagus gönlünü
esmer güzel bir bakireye kaptırır. KARADENİZ.
Aşkını zefiros
rüzgarı ile yollar Karadeniz’e. Karadeniz ilgisiz kalamaz böyle bir gence.
Rüzgarlar tanrısına yalvarır, poyraz rüzgarı ile yollasın aşkını EGE’ye. Ege
bütün akıntılarını, Trakya sahillerine yollar. Akıntıları yılanlar gibi
sahilleri kemirir açar. Ege'nin iki kızı İMBROS ve SAMOTHRAKİ yardımcı olur bu
mücadeleye. Karadeniz hiç durur mu?. Bütün koca dalgalarını güney sahillerine
yollar. Sahilleri eritir, yutar. Ve nihayet bir İlkbahar günü korkunç bir
gürültü kopar yer yerinden oynar, bu iki gencin aşk ateşiyle yarılır, onlara yol
açar. İki genç koşar deliler gibi, büyük buluşma özlem dolu aşk dolu birleşme
gerçekleşir. Ve işte bu aşklarının güzel meyvesi PROPONTİS (Marmara Denizi)
doğar. Imbros ve Samothraki ablaları bebekle ilgilenir. Böyle gördü Ege'nin
insanı Marmara’nın doğuşunu.
Tanrılar,
Skithia dan Kafkasos’tan, Küçük Asya'dan dönerlerken Olimpos'taki
ikametgahlarına, uğramış İMBROS’a biraz dinlenmeğe. Poseidon atlarını İmbros’un
bir mağarasında saklarmış. (Homeros destanına göre). Rüzgarlar tanrısı pek
severmiş İMBROS’u. Onun için Saroz'da durup, yollarmış yaz meltemleriyle
milyonlarca öpücük bu güzele. İlgisiz kalır mıydı bu güzel? Kabul ediyormuş
öpücüklerini sahillerinde.
Zeus yollamış
oğlu Kefalos’u, bir saray kursun adanın en güzel yerine. Zeus’da kolhisten
dönerken dinlenirmiş o sarayda. (Onun için İmbros’un en büyük yarım adasının
ismi Kefalos'tur. Saray orada imiş.)
Kuzey Ege'nin
dört güzelinde, İmbros, Limnos, Samothraki ve Thasos’u mekan kurmuştu. KAVİR
denen küçük Tanrılar. Her dört adada Kavir ayinleri ve şölenleri yapılırdı.
DİONİSOS: Üzüm ve şarap Tanrısı hiç bırakır mıydı İmbros’u? Her tarafı bağ, her
evde şarap. Onları bırakamazdı korumasız. Ve işte büyük bir saray kurarak
ROSADOS mevkiinde, oradaki bütün bağları koruması altına almıştır. Sulanabilsin
ve güzel şarap versin diye, dev taşlarla kurar belki dünyanın en eski barajını
aynı mevkide.
İASON,
argonaftlarıyla ve ARGO’su ile yalayarak geçer İmbros’un sahillerini. Çok
acelesi var duramaz. Elispontus ve Bosporos’su geçip Kolhidada altın postu
aramaya.
İMVRA veya İMVA: İmbros’ta yaşamış inanılan bir tanrıça.
İMBRAMOS veya İMBRAKOS: İmbros’un birinci kralı ve de tanrısı. Bu iki isimden hareket edilerek adanın ismi İMBROS olarak doğmuştur.